baymavislotbarportbetgrand pasha bet

ENERJİ SİSTEMİNİZİ BOZMAYIN!

DUYGULARIMIZLA DOST OLMAK

Ruhsal olgunluğa ulaşmak ve duygusal zenginliği yaşamak için duygularımızın farkında olmak ve onlarla dostluk kurmak çok önemlidir. Duygularımız; aşkımızın, tutkularımızın, özlemlerimizin, umutlarımızın temel rehberidir. İnsanlarla ilişkilerimizde duygularımız en büyük güç ve yönlendiricidir. Yalnızca akla bırakılmayacak konularda yolumuzu aydınlatan duygularımızdır.

En temel duygularımız olan sevgi, sevinç, coşku ve mutluluk yaşamımızı zenginleştirir. İnsanı duygularından soyutlayarak anlayamayacağımız gibi, kendini duygularından soyutlayan insanların da yaşamın anlamını bulmaları olanaksızdır.

Duygularını doyasıya yaşayan, duygularıyla arkadaş olan, duygularını fark etmeyi öğrenen ve onun yol göstericiliğinden yararlanabilen insan sayısı yok denebilecek kadar azdır. Çünkü duygularımızı tam olarak yaşamamıza, tanımamıza ve anlamamıza olanak sağlanmamıştır. Anamız, babamız, çevremiz ve toplum baskıları duygularımızla baş başa kalmamıza engel olmuşlardır.

Duygularımızı saklamaya ve içimize kapanmaya çalıştıkça, bu alışkanlık haline gelip duygularımızla bağlarımızı zayıflatmıştır. Geliştirebileceğimiz en büyük beceri, duygularımızın farkında olmak ve özgürce yaşamalarına olanak sağlamaktır.

Çevremiz duyguları hedef alan tuzaklarla dolu

Özellikle baş döndürücü hızla ilerleyen endüstrinin hedefi, duygularımıza hitap ederek ürünlerini bizde ihtiyaç haline getirmek ve bizim tarafımızdan satın alınmasını sağlamaktır. Bundan 3-5 yıl önce varlığı dahi bilinmeyen yeni bir ürün piyasaya çıkıyor ve mutluluk, neşe, heyecan, cinsel güç kaynağı olarak lanse ediliyor.

Bu ürünlerle özlemlerimize ulaşacağımızı, tutkulu yaşayacağımızı, fark edileceğimizi, kederlerimizden kurtulacağımızı vaat ediyorlar.

Büyükleri taklit etmeye zorlandık

Çocukken, en çocukça duygularımızı bile saklamak zorunda kalırdık. “Ayıptır, çirkindir, yapma, gülme, ağlama” diye duygularımızı doyasıya yaşamımıza engel olunurdu. Uslu denilen çocukların, akıllı denilen insanların, başarılı denilen kimselerin davranışları örnek gösterilirdi. Duygularımızla baş başa bırakılmadık. Analarımız, babalarımız, dedelerimiz, teyzelerimiz, dayılarımız örnek oldu; onları taklit etmeye, onlar gibi davranmaya zorlandık. İnsan kendi duygularını yaşayamayınca başkalarının duygularını yaşamaya ve mutsuzluğa mahkum olur.

Ağlamaktan, gülmekten, neşelenmekten, üzüntümüzü derin biçimde hissetmekten, heyecanlarımızı ortaya dökmekten utandırılarak büyütüldük. Ne zaman ağlasak susturulduk. Kahkahalarla güldüğümüzde ciddiyetsiz damgası yedik. Duygularımızı bastırabilmek için doğal olmayan yollar aradık.

Sigara, alkol gibi zararlı bağımlılıklar edindik, maskelerin arkasına gizlendik, duygusal boşluğumuzu abur cubur yiyeceklerle, boşboğaz insanlarla doldurmaya çalıştık.

Kendi duygularımızı başkalarınınkiyle karıştırdık

Kendimiz olamadan ve ne istediğimizi bilemeden yaşadık. Arkadaşlıkta, evlilikte, aile ilişkilerinde duygularımızı saklamaya, olduğumuzdan farklı görünmeye çalıştık. O zaman da gerçek ve samimi ilişkiler kuramadık. Kendimiz olamadığımız gibi, görünmeye çalıştığımız kişilik hiç olamadık.

İnsan ilişkilerinde duygular çok etkilidir. Duygularımızı içtenlikle ortaya koymak karşımızdaki insana da aynı cesareti verebilir. Herkes birbirine karşı açık olursa, duygularını, saklamadan ortaya koyarsa, karşı tarafın deneyimlemesine olanak sağlayacak kadar anlayışlı davranırsa, insanlar her yönleriyle ve gerçek bütünlükleriyle ortada olurlar.

Duygulara müdahale etmek, ayıplamak, kınamak, susturmak doğru işleyen enerji sistemini bozar. Çağlayanın önüne set çekmek, gerçekleri göstermemek için elektrikleri kesmek gibidir. İnsanların en insancıl deneyimi duygularını fark etmek, onların akışına uymak ve bu doğal süreci kendi doğallığı içinde yaşamaktır. Eşinizin, çocuklarınızın, yönettiğiniz insanların yollarını kesmeyiniz; sizin kopyanız olmalarını istemeyiniz. Özgür bırakınız; duygularını tanımalarına, dost olmalarına ve kendi duygularının zenginliği içinde yaşamalarına olanak sağlayınız.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir