baymavislotbarportbetgrand pasha bet

BURNUNUZ NEFES ALMIYORSA ÖMRÜNÜZ KISALABİLİR

KOKU DUYUSU SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN ŞART

İstanbul Cerrahi Hastanesi Kulak Burun Boğaz, Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, “Bilimsel çalışmalar, koku alma duyusunu kaybeden insanların diğerlerine göre 5 yıl daha az yaşadığını ortaya koydu” dedi. Altındağ, koku alma ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

  • Koku duyusu nedir? Nasıl koku alırız?

Doç. Dr. Aytuğ Altundağ

Kokuyu almak için üç basamaklı bir sistem vardır. Bunlardan birisi burnumuzun tepe noktasında yer alan koku alanıdır. Her iki burun deliğinde yaklaşık 1.5 santimetrekarelik bir alanı oluşturur. Koku molekülleriyle koku algılayıcı hücreler bu alanda etkileşime uğrar ve elektriksel bir aktivite oluşur. Daha sonra bu elektriksel sinyaller beyindeki koku soğancığına ulaşır. Koku duyusu dışında diğer tüm duyular beyinle ilgili merkezlere gitmeden önce talamus adını verdiğimiz bölgeye uğrarlar. Fakat koku duyusunda talamus yerine ön işleme merkezi gören yer koku soğancığıdır. Koku soğancığında kokunun ön işlem merkezi gerçekleştikten sonra ilgili koku merkezine koku sinyali gider ve koku duyusunun algılanması gerçekleşmiş olur.

  • Sağlıklı koku alma ne gibi avantajlar sağlar?

Bir kere dış dünyadaki tehlikelere karşı uyarıları erken alırız. Duman, gaz kaçağı, zehirli maddelere maruziyet esnasında bir erken uyarı sistemi gibi çalışır koku duyusu. Etrafımızda karşı cinsin kokusunu alarak seksüel ilişkilerimizi düzenleme konusunda sinyal alırız. Kendi kişişel hijyenimiz hakkında bize her an bilgi verir koku duyumuz.

  • Koku alma bozukluğunun nedenleri nelerdir?

Koku alma bozukluğunun en sık üç nedeni sırasıyla; üst solunum yolu viral enfeksiyonları sonrası
nda gerçekleşen kayıp, burun eti büyümesi, burun eğriliği, sinüzit ve tümör gibi burun içi hastalıklar ve kafa travmalarıdır. Bu üç durum koku alma bozukluğunun yüzde 70’ini oluşturur. Bunun dışında diğer nedenler genetik hastalıklar, nörolojik hastalıklar, toksik-kimyasal maddelere maruz kalmak, guatr ve diyabet gibi hormonal hastalıklar, bazı psikolojik hastalıklar sayılabilir.

  • Koku alma bozukluğunun türleri nelerdir?

Biri niceliksel, diğeri ise nitelikseldir. Niceliksel koku alma bozukluğunu, koku alma duyumuzda azalma, tamamen kaybolma yada artma olarak tarifleyebiliriz. Niteliksel koku alma bozukluğunu da kokuların farklı algılanması olarak tanımlayabiliriz.

  • Koku alma bozukluğu nasıl anlaşılır?

Koku alma bozukluğu en iyi koku alma testiyle değerlendirilir. Bunun için koku laboratuvarında test yapılır. Türk toplumuna uygun kokular hastaya koklatılır ve ölçüm yapılır.

  • Koku alma bozukluğu nelere yol açar?

Yiyeceklerin tadını alamazsınız. Lezzet algınızdaki azalma, iştahınızda azalmaya ve kilo kaybına yol açabilir. Bununla beraber depresyon bulguları ortaya çıkabilir. Bunun dışında besin zehirlenmesine daha sık maruz kalırsınız. Çünkü bozulmuş yiyecekleri fark edemezsiniz. Ev kazalarına daha çok maruz kalınır. Yapılan bilimsel çalışmalar koku alma duyusunu kaybeden insanların ortalama yaşam süresi diğer insanlara göre 5 yıl daha kısalmaktadır.

  • Nasıl tedavi edilir?

Koku duyusunun kaybında en önemli yaklaşım nedene yönelik tedavidir. Hastalık burunla mı alakalı, burun eti büyümesi mi var, kemik ve kıkırdak problemi mi, sinüzit mi yoksa burun dışı bir neden mi var ortaya konulmalıdır. Grip olan bir hastanın koku alma bozukluğunun bir haftadan fazla sürmesi durumunda doktora gitmesi gerekir.

  • Kadınlar ve erkekler arasında koku alma farkı var mıdır?

Menopozla-koku alma bozukluğu arasında ciddi ilişkiler bulunmuştur. Hastalar menopoz dönemine girdiklerinde koku alma fonksiyonlarında çok büyük azalma var. Menopoz öncesi kadınlar erkeklerden çok daha iyi koku alır. Menopoz sonrası ise koku keskinliğinde erkeklere yaklaşırlar. Bu hastaların hormon tedavisiyle hormon dengeleri düzeldiğinde koku alma fonksiyonlarında düzelmeler görülmüştür.

Özellikle 60-65 yaşlarında koku eşiklerinde ciddi değişimler olur. Yaşlanmayla ilgili koku alma bozukluğunun mutlaka doktorlar tarafından araştırılması gerekmektedir. Bu durum alzheimer, parkinson, depresyon gibi bir durumun ön bulgusu olabilir.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir