baymavislotbarportbetgrand pasha bet

BOTOKS KRONİK RİNİTE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

ŞİKAYETLERİ AZALTIYOR

Son yıllarda kozmetik amaçlı kullanımıyla ön plana çıksa da birçok tıbbi alanda uygulanan botoks, kronik rinit semptomlarını da büyük oranda azaltıyor.

İlk kez tedavi amaçlı olarak şaşılıkta kullanılan, 1980’lerin sonundan itibaren nörolojinin kullanımına giren botoks, sinir uçlarından kasılmayı sağlayan kasın veya salgı bezinin salınımını engelleyerek, kasılmayı önlüyor. Clostridium botulinum adlı bakterinin toksininden elde edilen bir protein olan botoks, çok sayıda tıbbi problemin çözümünde kullanılıyor.

Medical Park Fatih Hastanesi KBB, Boğaz ve Baş, Boyun Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Altıntaş, “Botoks uygulaması, var olan alerjiyi tedavi etmiyor, ancak rinitin yol açtığı burun tıkanıklığı, hapşırma, burun akıntısı gibi semptomları yüzde 70-80 oranında baskılıyor” dedi.

Bu alanlarda kullanılıyor

Altıntaş, botoksun ABD’de en fazla reçete edilen ilaçların başında geldiğini belirtti: “Gerilim tipi baş ağrıları, migren, kronik bel ağrısı, myofasyal ağrı, fibromyalji, tenisçi dirseği, aşırı terleme, kas kasılma rahatsızlıkları, aşırı tükrük salınması, kronik rinit, diş gıcırdatma ve çiğneme kaslarının aşırı gelişimi botoksun kullanıldığı alanlar arasında. Botoksun etkisi yapıldıktan 3-4 gün sonra başlıyor ve 4-6 ay arasında sürüyor.

Araştırmalara göre, hem mevsimsel hem de yıl boyu süren rinitte botoks uygulayarak, semptomları yüksek oranda azaltabilmek mümkün. Alerji, kişinin bünyesiyle ilgili yapısal bir sorun olduğu için bunu ortadan kaldırmak çok mümkün olmasa da botoks, rinitin hafifletilmesinde bir çözüm olarak kullanılabiliyor.

Botoks, alerjiyi tedavi etmiyor, ancak rinitin yol açtığı burun tıkanıklığı, hapşırma, burun akıntısı gibi semptomları yüzde 70-80 oranında baskılıyor. Sürekli uygulama herhangi bir risk taşımadığı için hasta düzenli olarak botoks yaptırarak, rinitin neden olduğu sıkıntılarını hafifletebilir.”

Risk grupları var!

  • Daha önce inme-felç geçirmiş kişiler,
  • Kronik sinir sistemi hastalıkları olanlar,
  • Yüz asimetrisi bulunanlar,
  • Kas-sinir kavşağına etkili ilaç veya antibiyotik kullananlar,
  • Gebeler, emzirme dönemlerindeki kadınlar.